|
BUĞDAYDA
KALİTE ÖZELLİKLERİ:
Hububat (tahıl) adı verilen taneleri unlu bitkiler botanikte
buğdaygiller (Gremineae) familyasına girer.
Dünyada en fazla üretilen ve tüketilen hububat
çeşidi buğdaydır. Uluslararası
buğday konseyi tarafından yapılan son tahmınlere
göre 1998 ürünü dünya buğday üretimi 590 milyon
ton civarında gerçekleştirilmiştir. Türkiye,
dünya ülkeleri arasında ekim alanı bakımından
7. üretim miktarı bakımından ise 8. sırada yer almakta
ve dünya buğday üretimindeki payı
% 3,6 dolayındadır. Ülkemiz açısından
dikkate alındığında gerek ekili arazi,
üertim miktarı, ekonomik değer; gerekse
toplumumuzun beslenmesinde başta gelen elmek,
bisküvi, makarna, bulgur ve tarhana gibi çeşitli
ürünlerin ana hammaddesi olan buğday rize dışında
tüm illerimizde üretilmektedir. Ekim alanı yanında
iklim ve toprak koşulları, uygulanan tarım
tekniği ile iyi cins ve nitelikte tohumluk kullanmaya bağlı
olarak verim yıldan yıla değişmektedir.
Hububattan işlenmiş madde yapım
yöntemlerini HUBUBAT TEKNOLOJİSİ gösterir.
Tarımsal hammaddeler içinde besin
maddesi olarak en önemlisi buğdaydır
günümüzde dünya nifusu günlük enerji
gereksiniminin % 60 'dan fazlasını
hububattan özellikle buğday ve pirinçten
sağlamaktadır. Hububat içinde buğdayın
başta gelme nedenleri şöyle sıralanabilir.
1- Buğday çeşitli iklim ve toprak
koşullarına uyabildiği için dünya yüzünde üaerinde geniş
bir alanda üretilmektedir.
2- Verimi yüksek ve tarımı koplaydır.
3- Bepolamaya uygun (su oranı ortalama
%12) ve besin değeri yüksektir.
4- Buğday öğütüldüğünde tane ağırlığının
3/4 oranında un elde olunur. yan ürünler hayvan yemi olarak kullanılır.
5- Buğday unu su ile yoğurulduğu zaman undaki protein
parçacıkları yaş öz gluten dediğimiz
bir madde oluşturur. Gluten hamurun
kabarmasını ve kaliteli ekmek yapımını
sağlar. Buğdaydan başka hiçbir hububat çeşidindeki
protein öz oluşturmaz.
BUĞDAY
KALİTESİNİN BELİRLENMESİNDE KULLANILAN ÖLÇÜLER
Botanik Ölçüler:
Tr. Aestivum
Tr. Compactum
Tr. Durum
Buğday tanesininoluşumu ve içine besin
depolanması üç aşamada olur.
Süt olum (Protein birikimi)
Sarı olum (Nişasta birikimi)
Fizyolojik olum (Tam olum)
Tarımsal
Ölçüler:
Sürme
Pas hastalıkları
Rastık
Fiziksel Ölçüler:
HI Ağırlığı
1000 Tane Ağırlığı
Tanenin şekli ve büyüklüğü
Tane sertliği
Renk
Yabancı maddeler
Öğütme yeteneği
Yoğunluk
Kimyasal Ölçüler:
Su miktarı
Kül miktarı
Protein miktarı
Serbest asitlik
Ham elyaf
Teknolojik Ölçüler:
Yaş öz (Gluten) miktarı
Gluten indeks değeri
Sedimantasyon değeri
Düşme sayısı değeri
Un test cihazı
Hamur test cihazı
1.BOTANİK
ÖLÇÜLER
Dünyada yetişen 14 buğday türünden yanlızca
3 türün ekonomik değeri vardır. Bu türler:
42 Kromozomlu tr. aestivum (Ekmeklik)
42 Kromozomlu tr. compactum (Topbaş)
28 Kromozomlu tr. durum (Makarnalık)
dır.
Tr. Aestivum:
En önemli özelliği bu türe ait buğday unlarının
ekmekliik yapımında diğer türlerden daha uygun olmasıdır
. Tane sertliği ve protein miktarı tür içinde geniş bir
şekilde değişmektedir. İklim ve toprak şartları
ekmeklik buğdaylarının kalitesi üzerine önemli etki yapmaktadır.Yazlık
veya kışlık ekilir , taneler kırmızı veya
beyazdır.
tr. compactum: Memleketimizde
orta anadolu ve geçit bölgelerinde ekilmektedir. Kuraklığa
deyenıklıdır. Taneleri beyaz tane yapısı yumuşak
ve protein miktarı düşüktür. Bisküvi yapımına müsait
olup öz kaliteleri zayıftır.
tr. durum:
Genel olarak yazlık ekilir , kışlık ekilişleri
yalnız akdeniz ülkelerinde ve türkiyede görülmektedir. Dünya
ülkelerinde belirli yerlerde yetişir ve isteği çoktur, kırmızı
taneli çeşitleri memleketimizde Güneydoğu Anadolu bölgesinde
yetiştirilmekte ve bulgura işlenmektedir
Her tür içinde
yüzlerce çeşit bilinmekte ve ıslahçılar tarafından
geliştirilerek üretime verilmektedir. Buğday ıslahında
önceleri verimlilik, hastalık ve böcek etkilerine dayanıklılıküzerinde
durulurken son yıllarda özellikle buğday kalitesini düzeltme
amaç edinilmiştir.Tanenin kalitesinde çaşitten ileri gelen
farklar, ekmeklik buğdaylarda çok büyük durum buğdayında
ise daha azdır.
Buğday
tanesinin oluşumu ve içine besin maddelerinin depolanması
üç aşamada gerçekleşir.
Süt olum (Protein birikimi): Besi doku ( Endosperm)'da
ilk biriken maddeler proteinlerdir. 3 - 5 günlük genç endosperm
hücrelerinde nişasta hemen hemen hiç yoktur. Danede depolanan
proteinin yaklaşık yarısı, döllenmeden önce sap
ve yapraklarda birikmiş proteinlerden geri kalan, döllenmeden sonra
sap ve yapraklarda oluşarak daneye taşınan proteinlerden
ibarettir. Bu proteinler endosperm hücreleri içinde petek yapı
dokusunda bir ağ doku meydana getirirler. Dane en büyük hacmini
alır. Döllenmeden sonra 20 - 25 gün süren bu dönem
sonunda danede su oranı %60 dolayında olup dane içi
boza kıvamındadır.
Sarı olum ( Nişasta Birikimi):
Danedeki su oranı %60'ın altına düştükten sonra
protein birikmesi durur, nişasta biirikimi hızla artmaya başlar.
Nişasta tanecikleri süt olum devresinde endospermde oluşmuş
bulunan protein ağlarının içini doldurur. danede hacim
küçülmesi olur ve endosperm balmumu kıvamını alır.
10 - 25 gün süren bu dönem sonunda su oranı %40'a düşer
ve besin maddeleri birikimi durur.
Fizyolojik olum (Tam olum):Danede
besin maddeleri birikimi durduktan sonra, birikmiş maddelerin olgunlaşması
sürer kurak ve sıcak bölgede 2 - 3 gün nemli ve kıyı
bölgelerde ise 5 - 10 gün süren bu fizyolojik olum dönemi sonunda dane
tohum özelliğini kazanır, su oranı %18.5 - 33'e
düşer. Bu dönemden sonra dane sadece su kaybeder. Su oranı
%14.5 - 13.5'un altına düşünce dane olgun hale gelmiştir.
Kurak bölgelerdedanedeki nem oranı %7' ye kadar düşebilir.
2.
TARIMSAL ÖLÇÜLER
Tarımsal ölçüler yetiştirici için çok önemlidir.
Yetiştiği iklim ve toprak koşullarına uyma durumu,
verimin yüksekliği, hastalık ve zararlılara dayanma gücü
başlıca nitelikleridir. Buğdayda rastlanan bitkisel hastalıkları
şöyle sıralayabiliriz.
1. Sürme: Mantari bir hastalıktır ülkemiz buğdayları
genellikle bu hastalığa karşı hassastır. ilaçlanmadan
kullanılan tohumlar arasındaki hastalıklı tanelerin
parçalanması ile sporları diğer tanelere bulaşır.
Tohumla beraber çimlenen sporlar, bitki ile beraber büyür ve tanenin
içi besin maddeleri yerine sporlarla dolar. Genellikle ekmeklik buğdaylar
üzerinde büyük zararlar yapar. Değirmende eleme sırasında
kolaylıkla ayrılırlar.
2. Pas Hastalıkları :
Sarı, kara ve kahverengi pas adı ile anılan üç çeşidi
vardır. Sarı pas yapraklara, kara pas sap ve yapraklara, kahverengi
pas ise sap kısmına ve yaprak ayasına etkilidir. Bitkinin
gelişmesini önleyerek % 30 - 40 oranında verimin düşmesine
neden olurlar.
3.Rastık:
Mantari bir hastalıktır. Bitki ile beraber büyüyen sporları
tane yerine içerisi rastık sporları ile dolu başak
oluşturur. Verimi oldukça düşürür. Değirmende temizlenme
sırasında kolaylıkla ayrılır.
3.
FİZİKSEL ÖLÇÜLER
Genellikle değirmencilik
yönünden daha önemli olup, buğdayın fiziksel özellikleri
ve bunlara bağlı olarak değişen un verimi hakkında
bilgi sahibi olmak amacıyla yapılan deneylerdir.
1. HI Ağırlığı:
En basit ve yagın ölçüdür. 100 lt buğdayın kg cinsinden
ağırlığıdır.HI ağırlığına
tanenin dolgunluğu, yoğunluğu, şekli, büyüklüğü
ve homojenliği etki yapar. Türkiyede ortalama HI ağırlığı
78 Kg' dır.
2. 1000 Tane Ağırlığı:
Buğdayın bin tanesinin gram cinsinden ağırlığı
olup kurumadde olarak belirtilir. Bu ağırlığı
yoğunluk ve büyüklük etkiler. Büyük ve yoğun tanelerin endospermlerinin,
endosperm olmayan kısımlarına oranı, küçük tanelere
göre daha yüksektir. Bin tane ağırlığı çeşide,
iklime ve toprak koşullarına göre değişir. Tane
olgunlaşması sırasında hava gidişi, tanedeki
nişasta birikimini önleyeceğinden, cılız kalan tanelerin
ağırlığı azalır. Buğday tanesinin
un verimini tahmin etmede daha sağlıklı bir ölçüdür.
Türkiye buğdaylarında yumuşak olanlarda 24 - 51 gr, sert
buğdaylarda 26 - 58 gr arasında değiştiği belirlenmiştir.
Buğdaylarda tane ağırlığına bağlı
olarak endosperm ağırlığının artılş
gösterdiği kabul edilmektedir. Aşağıdaki tabloda
1000 tane ağırlıkları ile endosperm ağırlığı
ve oranları gösterilmiştir.
|
1000
Tane ağırlığı (gr)
|
Endosperm
Ağırlığı (gr)
|
Endosperm
oranı (%)
|
|
12,7
|
7,95
|
62,6
|
|
17,2
|
11,44
|
66,6
|
|
22,5
|
15,65
|
69,8
|
|
25,0
|
17,82
|
71,2
|
|
27,7
|
21,27
|
76,9
|
|
30,4
|
24,60
|
81,1
|
3. Tane Sertliği:
Taneninsert veya yumuşak olması, çeşide ait bir özellik
ise'de iklim şartlarının etkisi ile büyük değişmeler
gösterir. Genellikle sert tanelerin gluten miktarı fazla,
kalitesi iyidir. Sertlik ve yumuşaklık öğütme tekniği
açısındanda önemlidir. Sert buğdayların endospermi
daha zor parçalandığı için bunlara tavlama sırasında
daha fazla su verilir. Öğütme yapılırken sert buğdaylar
için daha fazla enerji gerekmektedir. Buğday kesiti cam gibi parlak
görünürse sert (züccai), unlu beyaz görünürse yumuşak buğday
olark tanımlanır. Kesit aleti ile 50 adet temiz buğday
kesilerek taneler sert- yumuşak- dönmeli olarak sayılır
ve % ile belirlenir. Bu değerler buğdayın tavlanması
sırasında verilecek su miktarını etkiler.
4. Renk : Tanede renk çeşide
ve ekim mevsimine göre değişir. Buğdayın bileşim
ve değerini göstermede renkde bir ölçüdür. Tanede renkle protein
miktarı arasında bir ilişki vardır. genellikle tanenin
koyu renkli ve sert olması protein miktarının yüksek
olduğunu gösterir, sert ve koyu renkli olanlar yumuşak ve
açık renkli olanlardan üstün kabul edilir. Buğday tanesi beyaz,
sarı, sarımsı ve kırmızımsı renklerdedir.
5. Yabancı madde : Buğdaylarda
yabancı madde miktarı ve niteliği kaliteyi etkiler ve
buğdayınm değirmencilik değeri için önemlidir. Buğdayda
bulunan bütün organik ve anorganik maddeleri içerir. değersiz taneler
ve diğer yabancı maddeler olarak da ayırımı
yapılabilir. değirmencilik açısından analiz olarak
ifade edilir. Ekonomik bakımdanda önemlidir.
6.
Öğütme yeteneği :
Buğday kalitesini saptamada kullanılan fiziksel ölçülerin yapılışı
basit ve bir dereceye kadar buğdayın öğütme ve unun ekmeklik
yeteneğini belirlemede yardımcıdır. Buğdayların
öğütme yeteneği özel laboratuvar değirmenlerinde doğrudan
belirlenebilmektedir. 3 kırma valsi ile 9xx-10xx-11xx elekleri kullanılarak
6 pasaj halinde (B1-B2-B3 unları ile C1-C2-C3 unları) un ve
kaba kepek ile ince kepek elde edilmektedir. Burada değerlendirilen
en önemli veri un miktarıdır. Buğdaylarda un verimi yazlık
kışlık veya sert yumuşak olma durumuna göre değişmektedir.
Un verim %60'tan fazla ise iyi, %50-60 arası orta, %50 den az ise
düşük kabul edilir.Öğütme yeteneğini değerlendirmede;
unun kül niktarı, rengi ve eleklerde yapışmadan, topaklaşmadan
kolayca elenmesi de önemli etkenlerdir.
4.
KİMYASAL ÖLÇÜLER :
Buğday ve unun belirli bir amaca göre kullanılabilmesi
kimyasal bileşimi ile yakından ilişkilidir. Un ve irmikte
yasal olarak bulunması gerekli niteliklerin sağlanması
açısından bilinmesi gereken ve buğday veya un paçalı
yapılırken dikkate alınması zorunlu olan özelliklerin
belirlenmesinde kullanılır.
a-) Su miktarı : Buğday
ticareti ve depolanabilme açısından çok önemlidir. Buğday
tanesinde bulunan su miktarı; buğdayın yetiştiği
yerdeki iklim koşullarına, depolanma sırasında uygulanan
yöntem ile nem miktarına bağlıdır. Hasat mevsiminde
yağış veya olgunluk süresinin kısalığı,
depolama yerinin nisbi neminin ve sıcaklığının
yükseldiği durumlarda tanedeki su miktarı artar.
Türkiye buğdaylarında su miktarı
%8-14 arasında değişir, ortalama %9-11'dir. Özellikle
avrupa buğdaylarında su miktarı %14'den fazla olduğundan
(Hollanda, Almanya, İngiltere)depolamadan önce kurutulurlar.
Çünkü buğdaylarda su oranı için üst sınır %14.6'dır.
Buğdaylarda su miktarı çok düşük olmasıda istenmez.
Çok kuru buğdaylar gevrek olur, taşımada kolaylıkla
kırılır, kırık tanede yabancı maddeden
sayılır. Ayrıca öğütme tekniği bakımından
daha önemlidir. Tavlama sırasında su emme niteliği zorlaşır,
süresi artar. Buğdaydaki su miktarı değişik yöntemlerle
belirlenir.
1-) Buğday tanesinin elektrik geçirgenliğine dayanan metotla
çalışan otomatik aletler.
2-) Tane kırılarak Ultra X aletinde 15 dakikada
3-) Klasik kurutma dolabı yöntemi ile buğday kırmasında
2-4 saatte.
4-) Son yıllarda NIR spektroskokopi yöntemi de kullanılıyor.
b-) Kül "Madensel maddeler"
miktarı:
Kül; bitkisel bir maddenin yakılması sonucu, anorganik
madde oksitlerinin oluşturduğu bir kalıntıdır.
Toprakta değişik miktarlarda bulunana çeşitli madensel
maddeler, bitkiler için gerkli olup, modern üretim yöntemlerinde gübreleme
şeklinde uygun zaman ve miktarlarda kullanılırlar. bunlar
içinde K,Ca,Mg,Fe,P ve S önemlidir.
Buğdaylarda bulunan madensel maddeler dıştan içe doğru
azalır . Endospermde %0,3 kepekte %6-8 kadardır: Külün
bileşimi yetiştiği topraktaki mineral madde miktarına,
bitki tarafından alınabilme olanağı ile gübreleme
durumuna bağlıdır. Ortalama %1,3- 2,5 arasında
ve memleketimiz buğdaylarında %1,34 - 2,1 olarak değişmektedir.
Buğdaylarda kül miktarı, un randımanı ile yakından
ilgilidir. Genel olarak çeşitli buğdaylardan elde olunan aynı
randımanlı unlarda kül miktarı çok küçük farklar
gösterir.Bu özellikten yararlanılarak unların kül miktarı
belirlenir ve bu değerlere göre randımanları özel kül
cetvelinde (mosh)saptanır. Buğdayın kabuk tabakalarının
öğütme işlemi aşamalarında Un'a en az karışacak
şekilde; temizleme-tavlama-vals-ayarı-elek-numarası seçilerek
undaki miktarı ayarlanmaya çalışır. Buğday
külünde bulunan madensel maddeler belirlenmiştir.
Buğday külünde bulunan maddeler
(g/100g)
|
Toplam
kül
|
1,860
|
kükürt
|
0,914
|
Kalsiyum
|
0,048
|
|
potasyum
|
0,571
|
Mağnezyum
|
0,173
|
Sodyum
|
0,009
|
|
fosfor
|
0,428
|
klor
|
0,055
|
Silisyum
|
0,006
|
c-) Protein miktarı :
Buğdaylarda protein miktarı tür,çeşit,çevre koşulları
(iklim,toprak,hastalık ve zararlılar) ve üretim koşullarına
(gübreleme, sulama, makinalı tarım) bağlı olarak
%6-22 arasında değişmektedir.genel olarak sert buğdaylarıda
kurak yerlerde , azotu bol topraklarda yetişenlerde, yazlık
ekilenlerde protein miktarı fazladır. Özellikle gelişme
süresi kısa ve yağışsız olduğundan protein
miktarı artmaktadır. Ülkemiz buğdaylarında protein
miktarı;topbaş buğdaylarda %9-13, ekmeklik buğdaylarda
%10-15, makarnalık buğdaylarda %11-22 arasında bulunmuştur.
Bir buğdayın hangi amaçla kullanılacağını
saptamada en etkili kimyasal veri protein miktarıdır. Kullanım
amacına göre üretilecek unlarda bulunması istenilen miktarların
sağlanabilmesi için buğday paçalı yapımında
dikkate alınan en önemli krtiterdir (Örneğin Ekmek , biskğvi,
pasta- paçal un üretimi)
Makarna üretiminde %13 ve fazla , Serbest ekmek üretiminde %13-14, tava
ekmeği %12-13, bisküvi%8,5-10,5 , pasta üretiminde %9- 9,5 protein
olması gerekmektedir
Protein miktarı laboratuvarda Kjeldal, Keltek yöntemleriyle veya
NIR aletinde yapılır.
d-) Serbest asitlik
:
Serbest asitlik değeri; gr kuru maddede bulunan serbest yağ
asidini nötralize etmek için gerekli KOH mg olarak miktarıdır.
Yeni hasaat edilmiş sağlam buğdaylarda serbest yağ
asidi değeri 20'den azdır. depolama sırasında lipaz
enziminin yağı parçalamasıyla serbest yağ asitleri
açığa çıktığından asitlik değeri
100'den fazla olmaktadır. Sıcaklık ve nem miktarı
düşük ortamlarda depolamada asitlik artışı en az
olmaktadır.
7. Buğdayın
un verimine etki yapan faktörler :
- Yabancı
madde miktarı arttıkça un verimi azalır.
- Kabuk,
embriyo miktarı fazla olan buğdaydan daha az un alınır
- Yuvarlak
taneli buğdaylar uzun tanelilerden daha fazla un verir.
- Buğday
tanesi büyüdükçe, hacmi yüzeyinden yüzeyinden daha fazla büyüyeceğinden
un verimi artar.
- Kabuğun
endosperme yapışma derecesi arttıkça un verimi azalır.
- Sert
buğdaylarda un verimi yumuşak buğdaylardan daha düşüktür.
i)
Yoğunluk :Buğdayın bileşiminde
bulunan maddelerin yoğunluğu farklı ve sudan ağırdır.
Nişastanın 1.53, şekerin 1.60, selülozun 1.53, glutenin
1.125 ve mineral maddelerin 2.3'dir. Yağın 0.91-0.96, havanın
ise 0.001293'dür. Buğday tanesinin yoğunluğu 1.32-1.414
arasında değişir. Koyu renkli ve sert buğdaylarda
yoğunluk, yumuşak buğdaylardan daha fazladır.
e-)
Ham elyaf :
Buğday tanesi selilozlu maddeler %2-2,7 arasında
değişir. Küçük veya buruşuk tanelerde miktar fazladır.
Un verimini ters yönde etkiler.
5.
TEKNOLOJİK ÖLÇÜLER :
a-) Yaş öz
Gluten :
Buğday unu su ile hamur haline getirildiğinde, unun bileşiminde
sabit proteinlerden gliadin ve glutenin suyu emerek şişer.
Hamur %2 lik tuzlu su ile yıkandığında önce azotlu
maddelerle kenetlenmiş durumda bulunan nişasta ile azotlu
maddelerden albumin ve globulin su ile ortamdan ayrılırlar,
geriye yaş öz (gluten) dediğimiz elastik ve plastik
bir madde kalır. Hamurda yoğurulma sırasında ağ
gibi bir yapı oluşturan gluten, fermantasyon sırasında
maya tarafından üretilen karbondioksit gazının tutulmasını
ve büyük hacimli ekmek oluşmasını sağlar.
Yaş öz miktarı Gluten yıkama cihazı ile buğday
kırmasından veya undan yıkanarak elde edilir. Sonuç %
olarak belirtilir. Buğdaylarda yaşöz miktarının
fazla olması istenir.
Yaş Öz miktarı
|
Kırmada
|
Unda
|
|
|
>30
|
>35
|
Yüksek
|
|
23-30
|
28-35
|
İyi
|
|
15-22
|
20-27
|
Orta
|
|
<15
|
<20
|
Düşük
|
Yaş özün kurutulması ile kuru
öz elde edilir. Buğdaylarda proteinin %80-85'inin kuru özü oluşturduğu
ve protein miktarı ile ilişkili olduğu kabul edilir.
b-) Gluten İndeks :
Son yıllarda uygulanmaya başlıyan bu metoda göre,
Standart Glutomatik metodunda 10 gram un veya kırma örneğini
4.8ml %2'lik tuzlu su çözeltisi ile 20 saniye yoğurulup 5 dakika
yıkanarak elde edilen yaş gluten içinde özel elek bulunan
kartuşuna konup1 dakika 6000d/dakika santrifüje tabi tutulmaktadır.
Elek üzerinde geçmeden kalan kısım ve toplam yaş öz tartılarak
Gluten indeks değeri hesaplanmaktadır.
Elekten Geçmeyen Kısım
Gluten İndeks = ---------------------------- x 100
Toplam Yaş Öz
Santrifüjleme sırasında gluten
özelliklerine veya kalitesine bağlı olarak buradaki elekten
az veya çok geçişi söz konusudur. Gluten çok zayıf olduğunda
yaş özün tamamı elekten geçerek gluten indeks sıfır
(0) bulunmakta , kuvvetli olduğunda ise hiçbir kısım
elekten geçmeyerek 100 değeri elde edilmektedir.
Gluten indeks değerinin iki amacı
vardır. 1. Yaş özün parmaklar arasında uzatılarak
subjektif duyusal denemeyle gluten kalitesini belirleme yerine
kullanılabilmesi. 2. Bu metot aynı zamanda buğday
kırmasınada kullanılabilmektedir. Böylece kısa bir
sürede (10 dak.) hem yaşöz hemde gluten indeks değeri belirlenmektedir.
c-) Çökme değeri ( Sedimantasyon)
:
Buğdayların gluten kalitesi hakkında bilgi veren
önemli bir yöntemdir.Buğdaydan elde edilecek unda deney yapılırken
özel değirmenler kullanılmalı ve 150 mikron göz genişliğindeki
elekten (9xx) elenmesi gerekir. Belirli randıman ve belirli
irilikteki un parçacıklarının sulu zayıf asitlerde,
su alıp şişmesi belirli sürede çökmeleri sonucu oluşan
hacim, çökme değerini verir. Özel sedimantasyon tüpünde 3.2g Un
tartılır, üzerine 50 ml bromfenol mavili su kanup tüpün ağzı
kapatılarak kuvvetlice çalkalanır, sonra çalkalama aletinde
5 dakika çalkalanır. Üzerine 25 ml test çözeltisi (Laktik asit
+ izopropil + su karışımı) ilave edilerek
tekrar çalkalama aletinde 5 dakika çalkalanır. Aletten alınan
tüpler 5 dakika bekletildikten sonra tüp içinde çökmüş haldeki
un seviyesi tüp üzerindeki taksimattan ml olarak okunarak sedimantasyon
değeri belirlenir, iki paralelin ortalaması alınır.
Bu değer Un'un gluten kalitesine bağlı olarak yüksek
çıkar. Ekmeklik unlarda 15-20 ml orta 25-30 ml iyi 30 üzeri çok
iyi kabul edilir.
Gecikmali sedimantasyon testi : Süne zararı görmnüş
buğday veya bunlardan elde edilen unların belirlenmesinde
uygulanan bir yöntemdir. Deney yapılırken un üzerine bromfenol
mavili su konulup 5 dakika çalkalandıktan sonra deney tüpleri uygun
bir yerde 1 saat bekletilir sonra deneye devam edilir. Normal sedimantasyonla
belirlenen değerden azalma varsa süne zararı gördüğü
anlaşılır. ( Örneğin normal sedimantasyon değeri
25ml gecikmeli sedimantasyon değeri 20-15-10 gibi değerler)
eğer değişmez veya artar ise buğday kalitesinin
iyi olduğu gözlenir.
d-) Düşme sayısı değeri
( Falling -Number / Fallzahl) :
Buğday kırması veya unlarda diastatik aktiviteyi
belirlemede kullanılan bir yöntemdir. özellikle ekmek yapımında
oluşacak gaz miktarı ve ekmek hacminin büyümesi açısından
önemlidir.
Buğday nişastasının unda bulunan alfa ve beta amilaz
enzimlerinin etkinliği ile viskoztesini kaybetme süresi saniye
olarak düşme sayısını verir. Önemli bir veridir.
Tüp içinde 7 grm un veya kırma tartılır
üzerine 25 ml su ilave edilip ağzı kapatılarak kuvvetlice
çalkalanır. Tıpa çıkartılıp viskometre karıştırıcısı
konularak düşme sayısı cihazının kaynar su
banyosundaki özel yere tüp yerleştirilir ve cihaz çalıştırılır
5 saniye sonra otomatik olarak tüp ve içerisindeki un-su karışımı
55 saniye karıştırılır ve viskometre karıştırıcısı
üst seviyede kalır. Çirişlenmiş nişasta içindeki
alfa amilaz enzimlerinin çalışması sonucu tüp içindeki
karışım sıvılaşmaya başlar ve viskometre
karıştırıcısı yavaş yavaş düşerek
aşağıya indiği anda cihaz durur ve ekranında
okunan değer saniye olarak düşme sayısını verir
ekmeklik unlarda istenen düşme sayısı 250+25 saniyedir
bu değer 150 den küçükse buğday veya unun kötü şartlarda
depolandığı ve enzim aktivitesinin çok arttığı
anlaşılır. 300 saniyeden fazla düşme sayılı
unlarda enzim katkısı ilave edilmezse ekmek hacminde ve kalitesinde
düşme meydana gelir, hamur yeterince gaz oluşturmaz, ekmek
içi sıkı olur.
Düşme sayısı uygun olmayan unlar paçal yapılarak
da iyileştirilebilir.
e-) Un Test Cihazı :
Unların istenen kıvamda (Konsistenste) hamur haline geldikten
sonra reolojik özelliklerini belirlemek amacıyla kullanılan
bir yöntemdir. Amerikada miksograf ve avrupada ve ülkemizde Un Test
Cihazı da aynı amaçla kullanılmaktadır. Cihaz termostatlı
su banyosu S şeklimde iki palet yardımı ile hamurun
oluşturulduğu yoğurma kabını, hamurun paletlere
gösterdiği direnci dinamometre ve oluşan basıncı
grafik halinde yazıcıya kaydeden kısımdan oluşur.
İstenildiğinde çizilen kurveler bilgisayar yardımı
ile grafik olarak elde edilebilir. Başlıca iki amacı
vardır. unun belirli konsistensde hamur meydana getirmesi için
gerekli su miktarının ( %su kaldırma) saptanmasında
ve yoğurma sırasında hamurun, yoğurucuya gösterdiği
direncin grafik olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesinde bu
aletler kullanılır. Hamurun fiziksel özelliklerini ölçmede,
hamurdaki glutenin gelişme durumunu belirlemede yararlanılır.
Kurve üzerinde % su kaldırma değeri ml olarak, gelişme
süresi ve stabilite değeri dakika ve yumuşama değeri
kansistens olarak belirtilir. Kurve bant kalınlığının
fazla, gelişme stabilite sürelerinin uzun, yumuşama
değerinin düşük olması istenir.
f-) Hamur Test
Cihazı :
Unların belirli konsistens derecesinde (500 Kons. ) hamur haline
getirdikten sonra bekletilip çekme ve uzamaya karşı direncinin
grafik olarak belirlenmesi amacıyla üretilmiştir.
Un (300g) %2 tuz ve
5 dakika içinde 500 kansistensi ortalayacak miktarda su ile yoğüurulan
hamurdan 150 gramlık iki parçaya yuvarlak ve silindir şekli
verildikten sonra 45-90-135 dakika 30ºC de dinlendirilip;
aletin özel çengeli ile çekilerek hamurun çekme ve uzamaya karşı
gösterdiği direnç. kurve şeklinde çizilir. Bu kurve üzerinde
1. hamurun çekme ve uzamaya karşı gösterdiği direnci,
konsistens olarak (max veya 5.cm) , 2.Uzama yeteneği mm olarak,
3. Kurvenin oluşturduğu alan planimetre ile ölçülerek cm^2
cinsinden belirtilir. Genelde ekmeklik unlarda alanın fazla, kurve
yüksekliğinin orta (400-600 kons.) ve uzama yeteneğinin
90-110 mm olmasının yeterli olacağı kabul
edilmektedir. Cihazın bilgisayara bağlanması ile kurvenin
değerlendirilmesine ait hesaplar otomatik olarak yapılıp,
grafik olarak çizilebilmektedir.
Kaynak: Ege
Üniversitesi Hububat Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
Sezgin Ünal
|